Sadece çocuk istismarında değil, akademik dahil her alanda istismarla mücadelenin adıdır “psiko sosyal hizmet”

İnsanlar, bilmedikleri şeylere düşmandır – Hz. Ali

Sosyal hizmet, alnı açık gözü tokların baş köşeye oturduğu Halil İbrahim Sofrası değil, hayatta kalması gerekenlerin sığındığı Nuh’un Gemisi’dir.

Evrensel sosyal hizmete karşı üretilen her türlü alternatif çözümler sizi oyalamak ve amaca yönelmenizi engellemek içindir. En çok korkutulduğunuz şey belki de çözüm için en çok gerek duyduğunuz şeydir. Korkusuzca sorgulamazsanız gerçeği öğrenemezsiniz. Sorgulayabilmek çok karmaşık bir süreç değildir. Önyargısızca okumak, araştırmak ve gelişmiş toplumlardaki uygulamaları yerinde izlemekle mümkündür.

Sosyal Hizmeti yozlaştırmak sadece toplumda eşitlik ve adalet ilkelerini zedelemekle kalmaz fakat toplumun inançlarını, ahlaki ve milli değerlerini, birlik ve beraberliğini kökünden sarsar. Toplumu, böler, parçalar. Güçsüzlerin daha da güçsüzleşmelerine ve güçlülerin toplumu köleleştirmelerine zemin hazırlar.

Özellikle sosyal hizmet akademisyenlerinin ve sosyal hizmet mezunlarının sosyal hizmetin yozlaşmasına katkı sağlamaları, küçük hesaplarla çeşitli planlama ve projelerde yer alarak farklı meslek elemanlarına sosyal hizmet uzmanı/sosyal çalışmacı yetkilerini tanıyan düzenlemelere katkı sağlamaları onları bu felaketlerin baş mimarı yapar.

Bu nedenle sosyal hizmetin yozlaşmasına katkı sağlayan akademisyenler ve sosyal hizmet profesyonellerinin deşifre edilmeleri ve ulusal ve Uluslararası etik kılavuzları, meslek yasaları çerçevesinde yargılanmalarının da önü açılmalıdır.

Sitemizde güvenle ve reklam tacizlerine maruz kalmadan, zihninizi gereksiz detaylarla yormadan doğrudan bilgiye ulaşmanın rahatlığını size yaşatmaya özen göstermekteyiz

“Bilmek yetmez; uygulamalıyız. İstemek yetmez; yapmalıyız.” —Goethe


Websitemizin kullanımı ve erişime dair bilgilenmek için ” SIKÇA SORULANLAR’ı ” okumanız size zaman kazandırabilir…


hoşgeldiniz

Günümüz insanı hızla değişen teknoloji ve çevre koşullarına bağlı olarak her geçen gün daha da zorlaşan hayat koşullarında ruhsal bütünlüğünü bozmadan dış çevre ve toplumla uyumlu bir halde yaşayabilmek için daha fazla çabaya ihtiyaç duyar. Ailenin her bireyi toplum içinde belirli bir düzeyi yakalamak ve korumak adına sürekli yarışa zorlanmaktadır.

Öte yandan, günlük hayatın stresi ve yoğun temposu içinde ruh sağlığımızı ve çevreyle olan olumlu ilişkilerimizi koruyup dengeli bir şekilde geliştirebilmemiz önem arz etmektedir.

Sağlıkta, ama özellikle de ruh sağlığında koruyucu, önleyici tedbirler çok önemlidir. Bireysel faktörler ve eğitim, kültür, yetişme tarzı, aile bütünlüğü gibi diğer etkenler gerek kişiliğin şekillenmesinde gerekse çevre ile sağlıklı ilişkilerimizde önemli belirleyicilerdir.

Bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde artık birçok hastalık ve sorun daha kolay tedavi edilirken, birçok alan ve durumda da daha sorun baş göstermeden aldığımız bilinçli tedbirlerle ruhsal ve fiziksel açıdan sağlıklı ve mutlu bir hayat sürdürebiliyoruz.

Davranışlarımızın nasıl sonuçlar doğurduğunu, bazı davranışlarımız toplumda kabul, hatta teşvik görürken bazı davranışlarımızın neden istenmeyen sonuçlar doğurduğunu algılayıp sorgulayabildiğimiz oranda toplumla daha barışık eylemlerde bulunur ya da toplumun gelişmesine katkı sağlayacak çalışmalara yöneliriz.

Birey olarak kendi istek ve ihtiyaçlarımızın ne oranda karşılanabildiği gerçeğine paralel arayışlara gireriz. Bu arayışlarımıza cevap bulmamızda ve kendimiz ile toplumun yararına üretken olmamızda ve de birey olarak toplumsal kişiliğimizin