Kriz Müdahalesi ve İntihar Değerlendirmesi: Bölüm 2- Müdahale ve Kriz Değerlendirmesi

Kriz Müdahalesi ve İntihar Değerlendirmesi: Bölüm 2- Müdahale ve Kriz Değerlendirmesi

 Bu iki bölümden oluşan Kriz Müdahalesinin ikinci bölümüdür. Bu konuşmada, bireysel kriz müdahalesini Robers’in Kriz Müdahalesinin Yedi Aşamalı Modeli bağlamında ve en popüler grup kriz müdahalesi modeli halihazırda kullanımda olan, Kritik Olay Stres Sorgusu’nu tartışıyorum. Podcast intihar değerlendirmesinin detaylı gözden geçirilmesi ile sonlanacaktır.

 Şimdi müracaatçınızın Duygusal (etkili), davranışsal ve bilişsel alanlarını değerlendirdiniz, bugünkü konuşmada müdahale modeline geçeceğiz. Ve birçok müdahale modeli olmakla birlikte, James ve Gilliland dahil (onların 6 aşamalı müdahale modeli var), ve Hillman (müdahalenin 14 aşamalı modeline sahiptir), Roberts’in 7 aşamalı kriz müdahalesi modeline dair konuşacağım. Ve bunun hakkında konuşacağım çünkü bu kriz modeli için yararlı çerçeve sağlamaktadır, fakat bu tek oturum ya da çoklu oturum kullanarak değiştiremediği nokta perspektifinden bakarak değil. Ve 2000’de Congress (Yazar Congress, hükümetin parçası olan değil, fakat Elaine Congress) belirtmektedir ki onun esnekliği kültürel hassasiyetlerle kullanıma elverişlidir.

Çocuk Savcılıkları Üzerine Uluslararsı bir Değerlendirme

”Çocuk savcılıkları üzerine Uluslararası bir değerlendirme” *

Dr.Ursina Weidkuhn Uluslararası Danışman, Eski Çocuk Hakimi ve Savcısı, İsviçre

Profesör, bu takdim için teşekkür ederim (ayrıca UNICEF ve Türkiye Cumhuriyetine de aynı şekilde teşekkür ederim). Jüvenil adalet sistemleri hakkında sizinle birtakım düşünceler paylaşmak bir onur ve zevktir.

Ben çocuk savcılık büroları hakkında konuşacağım. Profesörün halihazırda dediği gibi, jüvenil adalet sisteminin anlamı yetişkin sisteminden farklı bir sistemler aramaktır, biz yasayla çatışmaya düşen ergenler (juveniles) için nasıl başedebileceğimize (dair) spesifik sistemler arıyoruz.. Bunun anlamı özel hukuktur (halihazırda bir hukuk olarak yasallaştırdınız), süreçler, kurumlar, cezaevleri; fakat aynı zamanda, benim düşüncem, özel çocuk savcılığı büroları. Mektuba ilişkin, UNICEF için halihazırda yazıyor olduğum bir rapordan size dünyanın farklı alanlarından bazı örnekler ve fikirler sunacağım.

*Bu savunma konu edilen araştırma Çocuklar için Adalet Projesi kapsamında yürütülmüştür ve proje paydaşlarının geri bildirimleri neticesinde son halini alacaktır. Dolayısıyla, sunum içeriği araştırmacının kendi görüşlerini yansıtmakta olup, proje pa

ydaşlarının resmi görüşü olarak değerlendirmemelidir.

Fatih Kılıçarslan

Fatih Kılıçarslan

Sosyal Hizmet Uzmanı 

web: www.fatihkilicarslan.com

 fkilicarslan34@gmail.com

BİYOĞRAFİ

1969 Ankara ili Beypazarı  ilçesinde doğmuştur. 1992 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Y.O. Sosyal Hizmet Uzmanı olarak mezun olmuştur.
1993 yılından itibaren T.C. Sağlık Bakanlığı Bitlis Devlet Hastanesi, Haydarpaşa Numune Hastanesi, Bakırköy Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde Amatem, Çematem, Nevroz, Psikoz, Nöroloji, Nrş ve Çocuk Psikiyatri Kliniklerinde sosyal hizmet uzmanı olarak çalıştıktan sonra 2004 yılında Prof. Dr. Musa Tosun Başhekimliği döneminde Başhekim Yardımcısı olarak göreve başlamış Ocak 2011 görevinden ayrılmıştır.
Halen sosyal hizmet birim sorumlusu olarak görevini sürdürmektedir.
Amerikan Newport Uluslar arası Üniversitesi, Fatih Üniversitesi ve Bezmialem Üniversitesi öğretim görevlisi olarak Aile ve Eş Terapisi dersleri vermiştir.

Sitemizde Paylaştığı Yazıları:

Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller için

“Öğretmenler, Cumhuriyet sizden vicdanı hür, irfanı hür, fikri hür nesiller ister” 

Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller için

Eğitim, bir toplumun kalkınıp gelişmesinde en önemli faktörlerden biridir. Bir toplumun eğitim sistemi sadece belli konularda insanlara bilgi yüklemek değil, ama bilgi, beceri ve değer sistemi ile kendisine güveni tam, insan ve doğal çevre için üretmeye ve üretirken de yaptıklarından ve hayattan azami düzeyde haz duyarak ve hissederek, yaşayan, kimsenin boyunduruğu ve kontrolüne boyun eğmeden yaşamını sürdüren insanlar yetiştirebilmek gibi yüce ideallere sahip olmalıdır.

Günümüzde teknolojik gelişmelere paralel olarak dünya nüfusunun da hızla artması insanoğlu için çalışma ve iş alanlarının hızla daralmasına, dolayısı ile aynı talip olduğunuz işi sizinle birlikte yüzlerce kişinin de istemesi dolayısıyla sizin işi alabilmeniz için yarıştığınız kişiler arasında en iyisi olmak gibi bir zorunluluğunuz var.

Özellikle insanın fiziksel ve zihinsel sınırları da göz önüne alındığında geriye sizin sonucu değiştirebileceğiniz tek şey kalıyor. İşi en iyi şekilde yapma ve geliştirme becerisi. Üretime katıldığınız alanda milyonlarla ifade edilen insan gücü var ve herkes hayatta kalabilmek, yaşamını belli bir standartta sürdürebilmek için sürekli kendisini geliştirmek ve daha çok performans sarf etmek zorundadır. İnsanoğlu bugünkü gelişimini ve başarısını zekası kadar deneyimlerine borçludur. Bugünkü bilim ve teknoloji insanoğlunun milyonlarca yıllık deneyimlerinin birikimidir. Ancak olayı mercek altına aldığınızda asıl gelişmenin bir kaç bin yıl içinde olduğunu görürsünüz. İşte bu gelişme eğitim sayesinde olmuştur. Ne zaman ki insanoğlu öğrendiklerini kaydetmeye, kuşaktan kuşağa aktarmaya başladı ondan sonra gelişmeler de hızlandı. Çünkü ateş yakmak için milyonlarca yol denemeye gerek yoktu artık, ateşi nasıl yakıp koruyabileceğini biliyordu. Alet yapmak ve yaptığı aletleri geliştirmek, geliştirdiği her yöntemi yeni kuşaklara aktarmak, her yeni kuşaklar da yeni gelişmeleri ekleyerek kendinden sonra gelenlere aktararak, yani diğer bir deyişle, milyonlarca yılda yakalanamayan başarı eğitimle birkaç bin yılda yakalanmıştır. Buradan şu sonuca varabiliriz iyi bir eğitimle belki de on yıl içinde binlerce yıl ileri gidebiliriz. Bu mümkün olduğuna göre eğitimde önceliğin nerede olması gerektiği konusu da oldukça açıktır. Birçok ihtiyaçlarımızı erteleyebilir ya da asgari düzeyde karşılayarak yaşamımızı sürdürebiliriz; bugün ülkemizde vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun yaptığı gibi.

Ama eğitimin azami düzeyde ve en kaliteli bir seviyede alınması gerekmektedir, ancak bu şekilde birey olarak ve toplum olarak ideallerimize ulaşabiliriz. Barınmadan savunmaya birçok ihtiyaçlarımız var ve bunların da karşılanması gerekir ancak öncelik eğitim olmalı. İnsan ömrü çok kısadır, hele insanın üretken olduğu dönem göz önüne alınırsa. Bu yüzden çocuk 0-16 yaş döneminde çok kaliteli bir eğitimle desteklenirse (çok yoğun ödevler, lüzümsuz kafa kurcalayıcı  köhne bilgileri kastetmiyorum tabi ki) üretime katıldığı süreç içerisinde başarılı çalışma ve katkılarıyla alanında çok yeni gelişmelerle toplumu çok daha müreffeh düzeylere taşıyabilir.

Bir toplumu geliştirmenin de köleleştirmenin de yolu eğitim sisteminden geçmektedir. Bu sebepten eğitim sistemine yönelik her müdahale çok iyi bir şekilde çalışılmış araştırmalara, planlamalara, geliştirmelere dayanmalı, uygulamaya geçirilip başarısızlığa uğrayan her türlü müdahalenin de şeffaflıkla hesabı sorulabilmelidir.

“Bu ülkenin her bir ferdini, eğitmedikçe; bilgilendirip – bilinçlendirmedikçe bölünmeye, parçalanmaya, aldatılıp – yutulmaya; kabuğumuza çekilerek gelişen dünyayı o küçük penceremizden dehşetle seyretmeye mahkûmuz.” – Imdat Artan (İstanbul – 1992)

 

Uykusuzluk ve muhtemel çözümleri

Uykusuzluk ve Çözümleri

Yeterince uyuyamıyor musunuz? Yetersiz uyku sağlığınızı ve konsantrasyonunuzu etkiler yetişkin bir insan günlük 7-8 saat uyumalıdır.

Nasıl yaparsınız? Laptopınızı, cep telefonunuzu, PDAnızı yatak odanıza sokmayınız. Hala uyku problemleri yaşıyorsanız profesyonel yardım alınız. Uyku bozukluğu sorununuz olabilir.

 

Özgüven

 Özgüven

Hayatboyu kendimizi ve başkalarını belli kriterlere göre değerlendiririz, benzer şekilde başkaları da bizi değerlendirir. Özgüvenin ardındaki fikir kendimiz hakkında nasıl değer biçtiğimizle ilgilidir. Bu değer kişiden kişiye değişir. Biz kendimize çok az değer biçerken, başkaları bize daha yüksek  değer biçebilir. Kendimizi olduğumuzdan daha değersiz görmeyi alışkanlık haline getirirsek, ya da kendimize başkalarından daha değersiz görme eğilimini sürdürürsek düşük özgüven (değersizlik) duygusu geliştiririz.

Kızların Gözüyle Ergenlikte Güven ve Güvenlik

Ergenlikte Güven ve Güvenlik

Kızlara göre güvenliğin anlamı nedir, güvende hissetmelerini sağlayan nedir ve neden güvende hissetmek önemlidir?

Bu soruların cevabını Amerika’da yapılan bir araştırmadan (8-17 yaş arası 2,279 kızın katılımıyla gerçekleştirilmiştir) elde edilen bulgular ışığında arayıp değerlendireceğiz.

Özellikle ana babalar ve aileler açısından çocukları, gençleri anlamak, ergenlerin ihtiyaç ve sorunlarına duyarlı olmak, ergeni gereği gibi hayata hazırlamak ve sağlıklı iletişim kurmak, ergenle sağlıklı ilişkiler geliştirmek için ergen ve ergenlik hakkında yeterli bilgi ve donanıma sahip olmamız gerekiyor. Ergenlik dönemi aynı zamanda çocukların özerliğe daha fazla önem vermeleri nedeniyle bu dönemde ana babadan uzaklaşma ve daha az paylaşma eğilimi dolayısı ile çoğu zaman endişelenir ya da ergeni bunaltacak kadar yüklenerek ilişkileri daha da çıkmaza sokabiliriz.

Bu araştırmadan elde edilen bulgular sayesinde aynı zamanda ergenlik çağındaki kızların konuya bakış açıları, algılama yaklaşımları, kendileri açısından riskleri de değerlendirebilme ve onları daha iyi anlama bakımından içgörü kazanmamıza da katkı sağlayacağı kanaatindeyim.

Araştırmada şu sorulara cevap aranmıştır:

  • Kızlar güvenliği nasıl tanımlıyorlar?
  • Güvenli ve güvensiz durumları neye göre değerlendiriyorlar?
  • Güvensizlik duygusu yaşam kalitesini nasıl etkiliyor?
  • Kızlar fiziksel ve duygusal tehlike ve tehdit durumlarıyla başa çıkabilmek için hangi stratejileri kullanırlar?

Kızınızı Sağlıksız İlişkiden Nasıl Korursunuz?

Kızınızı Sağlıksız İlişkiden Nasıl Korursunuz?

Geçen son on yılda ergen flört istismarı çok kötü bir noktaya geldi. Irk, sınıf, yaş, etnik köken, eğitim düzeyi, ve gelir düzeyinden daha kapsamlı bir hal aldı. Ayrımın etkin olduğu tek alan cinsiyettir. Şiddet kurbanlarının %95’i kızlardan oluşmaktadır.

1980’lerin başlarında kadına ve çocuğa karşı şiddetin sonlandırılması akımında müdahale uzmanı olarak, Kaliforniya sınıflarında büyük zaman harcayan Barrie Levy tecavüz, seksüel istismar, ve dayağı kadınlara karşı suçlar olarak tanımladı, bu suçlarla kızların büyüme sürecinde karşılaşabildiklerini saptadı. Çok sayıda kız 12-13 yaşlarında iken kendi ergen erkek arkadaşları tarafından bu suçlara maruz bırakıldıklarını şaşkınlıkla gördü.

Teröre Karşı Sosyal Hizmet Ağı

Teröre Karşı Sosyal Hizmet Ağı

Bir yandan sosyal adalet, sosyo-ekonomik sorunların etkin olarak tespiti öte yandan bu sorunların etkin bir şekilde giderilmesi ve bu anlamda güvenin inşası ancak ülke genelinde etkin-profesyonel sosyal hizmet ağlarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması ile mümkün olabilir. Ülke genelinde yaz-boz tahtasına çevrilen eğitim sistemi ve sosyal hizmetlerin bu bağlamda sorumlu bir şekilde ve bilimin ışığında yeniden ele alınması, örgün eğitim sistemiyle yetişmiş sosyal hizmet uzmanlarının istihdam edilmesi ve bu profesyonellerin etkin hizmet içi eğitim programları ile desteklenerek toplumun bütün kesimlerine ulaşmasının sağlanması ile pekâlâ mümkündür.

Dünyada ve Türkiye’de Sosyal İnceleme Raporları (SİR)

Dünyada ve Türkiye’de Sosyal İnceleme Raporları (SİR)

(Social enquiry reports (SER) / Social inquiry reports (SIR) or Presentence investigation reports (PSIRs) or Social investigation reports (SIR))

Çocuk Mahkemeleri dünyada ilk olarak ABD’de kurulmuş ve daha Sonra İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde yaygın olarak kabul görmüştür. Türkiye’de bu anlamdaki çalışmalar daha çok batılılaşma bağlamında ve Avrupa ile bütünleşme amaçlı yürütülmektedir.

John Dewey 1899’da En iyi ve en bilge ebeveynin kendi çocuğu için isteyeceği şey ne ise, aynı şeyi toplum bütün çocuklar için istemelidir diyordu.

Amerikan çocuk refahı alanında 1820 ve 1935 yılları arasında, iki ayırt edici zaman periyodu vardır, birincisi 19 yüzyılın başlarında başlar ve Sivil Savaşla sonlanır. İkincisi 1870’te başlar ve 1930’larda sonlanır. Amerikan çocuk-genç refahını geçmişte yeniden inşa etmesi kritik öneme sahiptir, zira tarihçi Peter Stearns’in de konuyu tartıştığı gibi periyotizasyon “tarihçilerin temel katkısı değişimi anlamaktır” (Stearns 1982, 14). Kronolojik olarak değişimle ilgili örnekler sağlamak o anın gücünü, politikalara etkisini ve aynı şekilde bağlantılı olarak toplumda yarattığı değişimin etkilerini gösterir.