Mahkemede Sosyal hizmet uzmanları

Mahkemede Sosyal Hizmet Uzmanları: Prof. Dr. Allan Barsky ile Söyleşi

 

Bugünkü söyleşimizde Allan ve ben sosyal hizmet uzmanı için “mahkemede hazır” olmanın ne anlama geldiği hakkında konuştuk, özellikle işi mahkemeye dahil olmak olmayan sosyal hizmet uzmanları için. Allan müracaatçı gizliliği ve müracaatçı ayrıcalığı arasındaki farklılık, şahit olmak ve eksper şahit olmak arasındaki farklılık ve yasal ilerleme ile disiplinle ilgili ilerleme arasındaki farklılıklar hakkında konuştu. Mahkeme celbi geldiğinde sosyal hizmet uzmanlarının nasıl cevap vermeleri gerektiğine dair bazı ipuçları verdi. Ona mahkeme sorgulamasında ve karşı sorgulamada müracaatçılar için en stresli kısmının ne odluğunu sordum. Sosyal hizmet uzmanlarının bunun için nasıl hazırlandıkları hakkında konuştuk, karşı sorgulamada zor sorularla baş etme stratejileri de dâhil. Konuşmamızı daha fazlasını bilmek isteyen sosyal hizmet uzmanları için Allan’in sunduğu ek referanslar ve kaynaklarla sonlandırdık.

Görsel Değerlendirme Araçları: Culturagram

Görsel Değerlendirme Araçları: Culturagram – Dr. Elaine Congress ile Söyleşi

 

Bugünkü podcastte Dr. Elaine Congress ile onun kendi geliştirdiği Culturagram hakkında konuştuk. Elaine ile Culturagrami nasıl ve neden geliştirdiği, Culturagram’in on değerlendirme alanı ve sosyal hizmet uzmanlarının hizmetlerini geliştirmek için culturagrami nasıl kullanabileceklerine dair konuştuk.

Culturagram hakkında konuşmamız sırasında Elaine yabancı kültüre adaptasyon ve asimilasyon arasındaki farktan söz etti.

Disiplin Nedir?

Disiplin nedir?

Doğal gelişiminin bir parçası olarak, çocuklar bazen ebeveynlerin ya da yetişkinlerin beklentilerini ve otoritelerini denemek ya da zorlamak isterler. Bazen, çocuklar basitçe bir şeye karşı kötü davranırlar (örn. Dikkat çekme, bir nesne güç, yaşıt onayı). Bu çocukların büyüme sürecinin çok önemli bir parçasıdır, yine de sonuçsuz kalmamalıdır. Disiplin, çocukların yanlıştan doğruyu, kabul edilebilirden kabul edilemezi nasıl öğrendikleridir.

Ebeveynin ya da yetişkinin çocukları disiplini onların başkaları ile daha iyi ilişkiler kurmalarında ve davranışlarını değiştirmelerinde ya da kontrol etmelerinde onlara yardım etmeye uygun olmalıdır. Çocuklara uygun disiplin sağlamak bir ebeveynin en önemli sorumluluklarından biridir. Ve tutarlı ve pozitif disiplin sağlamak çocukların sorumlu yetişkinler olarak büyümelerine yardım eder.

Disiplin ve Cezalandırma Arasındaki Fark Nedir?

Disiplin ile cezalandırma arasındaki fark nedir?

Ebeveynlerin çocuklarını ceza ile disipline edeceklerine dair güçlü hissiyata sahip oldukları birkaç durum var. Her ne kadar insanlar disiplin ve cezalandırmayı birbirinin yerine kullanıyor olsalar da bu iki sözcük oldukça farklı anlamlara sahiptirler.

Disiplin, bir çocuğa kabul edilebilir davranış ile kabul edilemez davranış arasındaki farkı öğretme sürecidir. İyi disiplin çocuğun neyi yapmasına izin verildiğine odaklaşan pozitif zorlama olmalıdır. Disiplinin amacı çocuğa dürtüsel, rasgele davranışını kontrollü, amaçlı davranışa çevirmesinde yardımcı olmaktır

Çocuklarda Travma

 

Çocuklarda Travma

Travma fiziksel incinme ya da yaralanma olabileceği gibi, birisinin hisleri, düşünceleri ve davranışları üzerinde kalıcı etkiye sahip duygusal şok anlamına da gelir. Psikolojik travma fiziksel yaralanma ile birlikte olabileceği gibi fiziksel herhangi bir incinme ya da yaralanma olmadan da olabilir ve tıbbi iyileşmeden sonra uzunca süre devam edebilir. Psikolojik travma sıksık duygusal olarak acı veren, sıkıntılı ya da sarsıcı bir travma olayını takip eder. Saldırı, aile içi şiddet ya da çete saldırısına maruz kalma, seksüel ya da fiziksel istismar, sevgilinin, çok sevdiğiniz birinin ölümü ve doğal afetler (sel, tornado vs.), yangın, savaş ve terör olayları psikolojik travma örnekleridir.

Beden İmgesi

Beden imgesi kendinize baktığınızda neler düşündüğünüz ve ne hissettiğinizdir. Aynı zamanda başkalarının sizi nasıl gördüğüne ilişkin sizin düşüncelerinizdir.

Beden İmgesi  (Siz ve Aynalar)

 

Hoş Geldiniz

 

Günümüz insanı hızla değişen teknoloji ve çevre koşullarına bağlı olarak her geçen gün daha da zorlaşan hayat koşullarında ruhsal bütünlüğünü bozmadan dış çevre ve toplumla uyumlu bir halde yaşayabilmek için daha fazla çabaya ihtiyaç duyar. Ailenin her bireyi toplum içinde belirli bir düzeyi yakalamak ve korumak adına sürekli yarışa zorlanmaktadır.

Öte yandan, günlük hayatın stresi ve yoğun temposu içinde ruh sağlığımızı ve çevreyle olan olumlu ilişkilerimizi koruyup dengeli bir şekilde geliştirebilmemiz önem arz etmektedir. Sağlıkta, ama özellikle de ruh sağlığında koruyucu, önleyici tedbirler çok önemlidir. Bireysel faktörler ve eğitim, kültür, yetişme tarzı, aile bütünlüğü gibi diğer etkenler gerek kişiliğin şekillenmesinde gerekse çevre ile sağlıklı ilişkilerimizde önemli belirleyicilerdir. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde artık birçok hastalık ve sorun daha kolay tedavi edilirken, birçok alan ve durumda da daha sorun baş göstermeden aldığımız bilinçli tedbirlerle ruhsal ve fiziksel açıdan sağlıklı ve mutlu bir hayat sürdürebiliyoruz. Davranışlarımızın nasıl sonuçlar doğurduğunu, bazı davranışlarımız toplumda kabul, hatta teşvik görürken bazı davranışlarımızın neden istenmeyen sonuçlar doğurduğunu algılayıp sorgulayabildiğimiz oranda toplumla daha barışık eylemlerde bulunuruz.

Birey olarak kendi istek ve ihtiyaçlarımızın ne oranda karşılanabildiği gerçeğine paralel arayışlara gireriz. Bu arayışlarımıza cevap bulmamızda ve kendimiz ile toplumun yararına üretken olmamızda ve de birey olarak toplumsal kişiliğimizin gelişmesinde bulunduğumuz ortam ve toplumun kaynakları, bu kaynakların ne şekilde paylaştırıldığı, toplum-çevre ilişkileri de belirleyici faktörler arasında yerini almaktadırlar.

Genellikle birey toplumu değiştirmenin ortam değiştirmekten çok daha zor ve ağır maliyeti olduğunun bilincindedir. Buna rağmen bazıları bu zor maliyete katlanmayı göze alır ve tüm yıpratıcı sonuçlarına katlanır. Bu süreçte başarılı olanlar ise toplumların kaderini değiştiren liderlerdir. Onların başarıları arkasındaki güç sadece dehaları değil, fakat durmadan, yılmadan, inançlarını yitirmeden, kişisel menfaatlerini ön plana çıkarmadan ve başka şekilde de yapamayacak olan kişiliklerinden kaynaklanmaktadır.

Günümüzde özellikle erkekler için baskıcı toplumlarda bile çoğu kez bölgeler arası veya ülkeler arası hareket (ekonomik gücüne bağlı olarak) daha kolay iken, kadınlar için çoğu toplumlarda (parasal sorunu olmasa bile) böyle bir özgürlük söz konusu bile değildir. Her şeye rağmen insanoğlunun aşamayacağı sorun hemen hemen yok gibidir, yeter ki sorun üzerinde yeterince araştırıp, önyargısıca ve özgürce sorgulayabilsin.

Toplumun genel çoğunluğuna hitap eden dilde, imkânlarımız elverdiğince ve toplum yararına olarak (herhangi bir hesap veya menfaat gözetmeksizin) psiko sosyal ihtiyaçlarımız ve sorunlara ilişkin konularda güvenle okuyabileceğiniz, izleyebileceğiniz konuları ve de küresel sosyal hizmet alanları ve konularında –özellikle de sosyal hizmet ve sosyal refah alanlarında yol kat etmiş muasır medeniyetlerdeki sosyal hizmet uygulamalarına ilişkin paylaşımlarımızı sürdüreceğiz. İmdat Artan