Güç ve İstismar


Güç ve IstismarGüç;  fiziksel, psikolojik, sosyal olabilir, ya da hepsini içerecek derecede kapsamlı olabilir. Her ne şekilde olursa olsun güce sahip olan kişi ve kişiler, kurum ya da kurumlar gücü kullanırken uymak zorunda olduğu güçlü norm ve yaptırımlar olmadığı sürece kontrolündekileri azami düzeyde istismar edebilir. İstismara maruz kalan kişi ve gruplar bir süre sonra güçlü ile baş edemeyeceklerini kabullenerek boyun eğmeyi ve sindirilmeyi bir yaşam tarzı olarak kabullenirler ancak onlar da kendilerinden daha güçsüzleri istismar ederek bu şekilde bir denge kurmayı yeğlerler. Güçlüyü eleştirmeye yeltenemez ve güçsüz tarafından eleştirilmeyi kabullenemezler. Dolayısı ile kabullenemedikleri durumları tartışmak, çözüm üretmek yerine yıkarak, yok ederek ortadan kaldırmayı tercih ederler..

İstismar nedir?

İstismar diğer kişinin davranışını kontrol etmeye kalkışmaktır. Onun gücü kötüye kullanımıdır ki bu yolla samimiyeti, güveni ve bağımlılığı kullanarak kurbanı savunmasız hale getirmektedir.

Fiziksel istismar cezalandırmayı, itip kakmayı, tokatlamayı, tekmelemeyi, yumruklamayı, vurmayı, tükürmeyi, çimcikleşmeyi, saçını çekmeyi, boğmaya çalışmayı, bir şeyler fırlatmayı, kurbanı bir cisimle vurmayı ve silah kullanarak korkutmayı içermektedir.

 

Kızınızı Sağlıksız İlişkiden Nasıl Korursunuz?

Geçen son on yılda ergen flört istismarı çok kötü bir noktaya geldi. Irk, sınıf, yaş, etnik köken, eğitim düzeyi, ve gelir düzeyinden daha kapsamlı bir hal aldı. Ayrımın etkin olduğu tek alan cinsiyettir. Şiddet kurbanlarının %95’i kızlardan oluşmaktadır.

1980’lerin başlarında kadına ve çocuğa karşı şiddetin sonlandırılması akımında müdahale uzmanı olarak, Kaliforniya sınıflarında büyük zaman harcayan Barrie Levy tecavüz, seksüel istismar, ve dayağı kadınlara karşı suçlar olarak tanımladı, bu suçlarla kızların büyüme sürecinde karşılaşabildiklerini saptadı. Çok sayıda kız 12-13 yaşlarında iken kendi ergen erkek arkadaşları tarafından bu suçlara maruz bırakıldıklarını şaşkınlıkla gördü.

Devlet Yoksa Töre Vardır / I. Artan

Bir toplumda düzenin sağlanması ve sürdürülmesi, sosyal yapının korunup geliştirilmesi, özel ve tüzel kişilerin varlığını koruyabilmesi ve gelişip üretebilmesi modern anlamda devlet sistemine, bu sistemin işler olmasına bağlıdır. Toplumun üyeleri devlete güven duyduğu oranda devlet sistemini benimser ve kuşku duyduğu oranda sistemin beklenti ve yaptırımlarına karşı tavır almaya veya direnmeye çalışır. Bir toplumda kurallar ne kadar açık seçik ise, toplumda kişilerin tavır ve davranışları karşısında yaptırımlar kişilerin etnik kökeni, inanç sistemi, sosyoekonomik statüsüne bakılmaksızın sadece yasaların öngördüğü şekilde ve adilce uygulanırsa devlet sistemi toplumda benimsenir. Dolayısı ile toplumda bireysellik ve demokrasi de bu bağlamda kabul görür, insanlar sürü halinde yaşamak, hayatta kalmak için guruplar halinde hareketler sergilemek yerine enerjilerini bireysel düzeyde kendilerini geliştirmeye harcarlar. Bugün modern toplumlarda bunu çok somut olarak gözlemleyebiliyoruz. Buna karşın devlet sisteminin pek oturmadığı, veya farklı etnik grupların var olduğu ve sıkça el değiştiren coğrafyalarda ise insanların birbirlerine daha çok kenetlendiğini, sorunlarının çözümü için devlet kurumlarına müracaat etmek yerine genellikle kendi yöntemleri ile çözümlemeyi tercih ettiklerini görürsünüz. Çünkü buralarda devlet etkin değil veya devlet adına farklı çıkar grupları korunup kollanmaktadır, dolayısı ile de devlete karşı bir güvensizlik vardır. Aslında töre bir çeşit hukuk sistemidir. Uzun yıllara ve deneyimlere dayanan bir hukuk. İhtiyaçtan doğmuştur. Kurallar çok katıdır. Toplumun üyeleri bu kuralları aslında çok iyi bilir.

Güvenlik insan yaşamında beslenme, barınma kadar önemli bir faktördür. İnsanlar yaşamlarını ve geleceklerini güvence altına almak isterler. İşte bu güvenceyi sağlayacak bir sisteme ihtiyaç vardır. Devletin olmadığı veya ulaşamadığı toplumlarda (topluluklarda) bu güvenceyi binlerce yıldan beri sağlayan sistemdir töre. Sıcak evlerimizde televizyonlarımızdan izlediğimiz magazin haberlerinden vahvahlanarak lanetlediğimiz o töre bizim düşündüğümüz gibi üç beş cahil ya da yobazın ortaya koyduğu infaz kararlarından ibaret değildir. Ve belki de o infaz kararlarına zemin hazırlayan, bir yerde o haberi günlerce farklı açılardan rating için gündemde tutan o televizyon kanallarının da kendi katkılarını gözden geçirerek bu toplumsal suçun ortadan kaldırılması yönünde en azından neler yapabileceklerine dair sorumluluk alarak ellerini taşın altına koymalarının zamanı geçmek üzeredir.

Devlet kendi varlığını vatanın her karış toprağında adil bir şekilde hissettiremediği sürece, bölgede tek gücün ve hakimin kendisi olduğunu, her bir vatandaşın koruyucusu, kurtarıcısı ve sorgulayıcısının da kendisi olduğunu somut bir şekilde ortaya koyamadığı sürece yanlış, amacından sapmış ve üyelerine yarardan çok zarar getiren bir biçimde işlese de töre varlığını devam ettirecektir. Ve ne yazık ki biz her töre cinayetinin ardından lanetler yağdıracak sonra da her olay gibi cehalet deyip geçeceğiz

Istýsmarci kisiligin belirtileri

İstismarcı Kişiliğin Belirtileri  (Evliliğin eşiğindekiler için)

İnsanoğlu sosyal bir varlıktır. Aile ortamında büyüyen çocuk ekonomik olarak kendine yeter hale geldiğinde ilk düşündüğü seçeneklerden biri de sevdiği insanla birlikte aynı çatı altında yaşamaya yönelik planlar yapmaktır. Bu kararla birlikte uzun vadeli planlar yaparak ve belki de bundan sonraki yaşamını bu ilişki üzerine kurup bağlayıcı kararlar alacaktır. Özellikle gençlikte ve hele de birine aşık olmuşsanız bu kararlar çok da düşünmeden ve daha hızlı alınırken, biraz ilerleyen yaşınız ve(ya) deneyimleriniz varsa bu kararınızda bir çok faktörü çok daha detaylı olarak değerlendireceksiniz. Her ilişkinin flört aşamasındaki gibi mükemmel yürüyemeyeceğini, kendinizi ve hayatınızı birleştirmeyi planladığınız kişiyi daha yakından tanımaya, paylaşımlarınızın ve benzerliklerinizin ne oranda farkında olduğunuza dair daha detaylı değerlendirmeler yapmaya ihtiyaç duyarsınız. Bu çalışmamızda istismarcı kişilik yapısına sahip bireylerin genelde verdiği tepki ve tavırlar, söylemleri yer almaktadır. Bütün istismarcı kişilerin aynı özellikleri göstermelerini bekleyemeyiz, ancak bu değerlendirmeler uzun araştırmalar ve çalışmalar sonucu ve çok sayıda bireylerle yapılan çalışmalardan elde edilmiş önemli belirtilerdir. İlerleyen satırlarda zaman zaman evet işte bu diyeceğiniz bölümlerin olması olasıdır.  Bu belirtilerin bir kısmı veya bir çoğunu taşıdığınızı düşünüyorsanız bir yönünüzün bilincine varmanız açısından bir fırsat olarak değerlendirebilir ve sorun olarak gördüğünüz tutum ve tavırlarınızda adım adım değişime gidebilirsiniz. Sorunu görmek çözümün yarısıdır, diğer yarısı da bilinçli, sistematik değişim için çaba harcamak olacaktır.  Bu belirtileri hayatınızı birleştirmek istediğiniz insanda görüyorsanız o zaman süreç içerisinde nasıl bir ilişki yaşayacağınızın ipuçlarını da yıllarca beklemenize, ya da hayatınızın daha karmaşık bir hale gelmesine gerek kalmadan görebilirsiniz.

Bazen istismarcı olma olasılığınızı ya da istismarcı olmaya meyilli olduğunuzu tahmin etmek mümkündür. Aşağıdaki listede istismarcı kişilikte yaygın olan davranış ve özellikler yer almaktadır. Bunlar genelde uyarı sinyalleri olarak bilinir. Bütün istismarcılar aynı belirtileri göstermeyebilir, ya da eğilimler aynı boyutta görülmeyebilir, kişi aşağıdaki davranış özelliklerinin bir kısmını gösteriyorsa istismarcı olmaya güçlü bir eğilimi vardır. Genellikle şiddete yönelik istismar türünde bu belirtilerin daha çok görüldüğünü söyleyebiliriz. Bazı vak’alarda istismarcıda bu davranış özelliklerinden sadece birkaçı gözlenebilir, fakat çok abartılı bir şekilde. İstismarcı sıkça bu davranışını sevginin bir işareti olarak açıklar, başlangıçta bu kurbanın gururunu okşayabilir, ancak zamanla bu davranış daha çok şiddetini arttırarak egemen olur ve kurbanı idare ve kontrole dönüşür.

Stress ve sizStresle Başedebilirsiniz

Günümüzün modern insanı günlük yaşam aktivitelerini sürdürürken, kalabalık kentlerin yaşam koşulları, çalışma ortam ve koşulları, sosyal yaşamın gereklilikleri, çevre ve toplum kaynaklarının yanlış kullanımı ve(ya) sınırlılığı, medya ve medyanın özellikle duyarlı insanları etkileyerek kazanımlar sağlamak amacıyla insanları tedirgin edebilen yayınları gibi faktörlerden dolayı evinde otururken bile sürekli gerilim yaşamaktadır. Yaşanan bu zorlanmalar insanların sadece psiko sosyal sağlığını değil fakat kalp ve damar bozuklukları, mide ülseri ve kanser gibi bir çok hastalığın kaynağı olarak fiziksel sağlığımızı da tehdit etmektedir. İşte bu sebeplerden günlük hayatta gergin, kızgın bir yaşam sürdürerek bireysel ilişkilerimizde, aile yaşamımızda ve her türlü sosyal yaşantılarımızda kendimiz ve çevremiz için tatsız, zevksiz, çekilmez ilişkiler yerine mutsuzluklarımızın, tedirginliklerimizin kaynaklarına yönelip onları anlayarak bu sorunlarla başedebilmek için birtakım yöntem ve teknikleri kendi kendimize uygulayabilmemiz bakımından bu çalışmanın faydalı olacağı kanaatindeyiz.

 

Güç ve İstismar / I. Artan

 

İstismarı genel anlamda; güçlünün güçsüz üzerindeki psiko-sosyal ve fiziksel baskısı ve güçsüzün istemi ve kontrolü dışında ondan yararlanması şeklinde ifade edebiliriz.

Çocuk istismarı; fiziksel, cinsel ya da duygusal yön(ler)den çocuğun ebeveynleri, bakıcıları ya da diğer insanlar tarafından kötü davranışlara maruz kalmaları ya da ihmal ve suistimal edilmesidir.

Çocuk istismarı; evlerde, okullarda (yatılı okullar başta olmak üzere), bakımevilerinde (özellikle yatılı kurumlar), kırsal kesimde arazide, sokakta ve hemen her yerde çocuk istismarı olabilmektedir.

İstismar en belirgin şekilde güç dengesinin bozuk olduğu ortamlarda yaşanmaktadır. Doğası gereği saldırgan olan insan saldırganlığını dengeleyecek güçlü ve kararlı engellerle karşılaşmadığı oranda gerek kendi gücüne olan inancını pekiştirmek gerekse diğerleri üzerinde kontrol kurmak, otoritesini pekiştirmek için kurbanını en sıra dışı ve en ilkel bir şekilde istismar edebilir.

Günümüzde özellikle media ve internet sayesinde insanoğlu kendi ilgi alanında sonsuz veriye ulaşabilmektedir. Dolayısı ile ulaştığı bu materyaller sayesinde herhangi bir alanda kendi bilgi ve becerisini arttırabileceği gibi eğilimine göre tamamen gerçek dışı, fanteziye yönelik alanlara kayarak toplum ve çevresi için potansiyel tehlike de arz edebilir. İşte bu süreçte yaşadığı toplum ve toplum düzeni önem arz eder. Sistem ne oranda caydırıcı ise sapkın davranışlar o oranda kontrol altına alınır ya da kontrolden çıkar. Etkin, kararlı, sistematik işleyen yasalar varsa, adalet sistemi kişiye göre işlemiyorsa, güçlü-güçsüz, silahlı-silahsız, zengin-fakir, ağa-çoban, aşiret lideri-yanaşma gibi kavramlar yoksa, herkes eyleminden sorumlu olarak hesap verecekse, yaptığının bedelini her şekilde ödeyecekse, hiç bir güç buna mani olamayacaksa kim kimi istismar edebilir? Şu an gündemde olan çocuk istismarları (bazı bölgelerde ortaya çıkan) buzdağının görünen kısmıdır. Olay birazcık irdelendiğinde, mağdurlar başka istismarlar yaşamadan hayatları güvence altına alınarak onurları korunduğu taktirde bu tür ihbarlar çok daha artacaktır. Olayın kararlı bir şekilde üstüne gidilmesi, olaya karışanların hiçbir imtiyaza tabi olmadan tamamının yasaların öngördüğü en ağır cezalarla cezalandırılmaları, küçük yaştaki çocukların iyileştirilerek edilerek, cezadan çok uzman terapistlerce etkin ve yeterli süre terapiye tabi tutularak topluma yeniden kazandırılmaları gerekmektedir. Bu çocuklar gerektiği gibi iyileştirilip eğitilmedikleri takdirde yarın büyüyerek birer mafia elemanı olarak topluma katılacak böylece devlet eliyle ve devlet kontrolünde yeni suçlular üretilecektir.

Sorunları görmezden gelerek, yaşanmamış gibi var sayıp üzerini kapamaya çalışmak, sorunların varlığını kabul ederek bunları çözümleyip ortadan kaldırmaktan ve tekrarlanmaması için gerekli tedbirleri almaktan çok daha ağır bir yüktür, bedeli de daha ağır olur.

Güç ve Kontrol / College Project: Concept of PowerÇiftler arası ilişkide

 Güç ve Kontrol / I. Artan

İnsan ilişkilerinde bir çok faktör rol oynar. İnsanların eğitim düzeyi, bağlı bulunduğu toplumun normları, kültürü, inanç ve değer sistemi vs.

Genellikle mutlu çiftlerde kişilik yapıları, karşılıklı saygı ve sevgi, ama en önemlisi güven ilişkisi ilişkinin heyecanını korumasında ve sağlıklı iletişimin sürmesinde çok önemli rol oynar. Özellikle sağlıksız ilişkilerde eşlerin her ikisinin de  özgüvenlerinin düşük olması durumunda karşıdakine güvensizlik özel bir önem arz eder.

Bazen ne kadar çaba harcarsanız harcayın sağlıklı bir iletişim kurulamadığından, dolayısı ile de sorun doğru teşhis edilemediğinden tarafların birbirlerini gerçek anlamda anlamalarına fırsat kalmadan ilişki sonlanır. Bazen de gerçekten uygun bir seçim yapılmamıştır, eşler dikkate değer paylaşıma sahip değiller ve neticede ayrılmaları en doğrusudur.

Özellikle kandın ve erkek rol ayrımlarının belirgin olduğu toplumlarda güç ve kontrol ya da güç ve istismar çok daha yaygındır.

İstismarcılar şu bakımlardan partnerlerini kontrol etme hakkına sahip olduklarına inanırlar:

Çocuk İhmal ve İstismarı

Tüm sosyoekonomik gruplarda çocuklar kötü muameleye maruz kalabilmesine rağmen raporlar, istatistikler ve araştırmalar özellikle fakirler ile dezavantajlılarda yaygın olduğunu göstermektedir. Aile içi şiddetin özellikle fakir gruplar arasında çok daha belirgin olduğu bilinmektedir.

 

Sosyal Hizmet Devletin Vatandaşına Borcudur / I. Artan

Türkiye’de sosyal hizmeti önemsemeyenler, göz ardı edenler toplumun gelişmesini, kalkınmasını istemeyen insanlardır. Toplumdaki aşırılıktan, dengesizlikten, yoksulluk ve kargaşadan nemalananlar toplumda belli bir dengenin, huzurun, istikrarın oluşmasını, gelişmesini istemeyenler sosyal hizmet mesleğinin ve bilincinin de gelişmesini, kabul görmesini istemezler. Günümüzde teknoloji ve media sayesinde insanlar dünyanın her yerinde olup bitenden anında haberdar olabilmektedir. Dolayısı ile olup bitenleri daha farklı açılardan görüp değerlendirebilmekte, geri kalmışlığın kader olmadığını, bir şeylerin yanlış gittiğini, birilerinin bir şeylerin önünü kestiğini de görebilmekte ve tepkiler ortaya koyabilmektedirler. Bu sebepten küçük hesaplarla toplumun gelişiminin, kalkınmasının, birey ve toplulukların tüm ülkenin imkan ve hizmetlerinden eşit olanaklarla yararlanmasının önünü kesenler bilmelidirler ki çok yakında toplum bunun da hesabını sorar.

Demokrasi insanların özgür iradesi ile topluma katkı sağlayarak insan onuruna yaraşır hayat tarzını özümseyerek, benimseyerek yaşatan en güzel yönetim ve yaşam tarzıdır. Toplum içinde tüm gruplara, inanç ve yaşam tarzlarına eşit mesafede her birey ve topluluğun başkalarının alanına girmeden, kimseyi incitmeden kendi inanç ve yaşam tarzını sürdürmesinin de garantisidir. Bunun sağlanamadığı ortamlarda demokrasinin varlığından söz edilemez.

Sosyal hizmet; kapitalist sistemde toplumdaki fırsatlardan çeşitli sebeplerle etkin bir şekilde yararlanamayan kişi, aile, grup ve toplulukların desteklenerek yeniden problemlerle baş etme becerilerinin geliştirilip üretken hale getirilerek sisteme kazandırılması yönünde yapılan profesyonel yardımlar bütünüdür. Bu hizmetler sadece hizmetten yararlananları topluma kazandırmakla kalmaz aynı zamanda kapitalist sistemin ayakta kalması için gerekli olan azami düzeyde üretim ve ürettiği ürün ve hizmetleri tüketecek bir ek yarar sağlar ki bu sadece ürünlerini pazarlamak için harcayacağı masraflardan çok daha az bir maliyetle gerçekleşme gibi artı bir kazanım sağlar.

Sosyal hizmetten yararlanan (müracaatçı) aldığı bu hizmet için herhangi bir borçlanma, mahcubiyet duyma, bedel ödeme, kandırılma gibi sorunlarla karşı karşıya kalmaz çünkü sosyal hizmet devletin vatandaşına olan borcudur, hizmetlerin tüm maliyetleri devlet tarafından karşılanır, hizmet alan kesimler de üretime katılarak ödediği vergilerle devletin sürekliliğine katkıda bulunur. Tabi ki bütün bu hizmetlere muhtaç olan kişi ve grupların tespiti ve yürütülüp takip edilmesi de profesyonel meslek elemanları tarafından yürütülmelidir.